Vehbi Koç Sözleri

Türkiye’nin en büyük iş adamlarından birisi olan Vehbi Koç hakkında kısa bilgileri ve Vehbi Koç sözlerini derleyerek sayfamızda yerini aldı.

En Güzel Vehbi Koç Sözleri

İnsanların daima iyi taraflarını görmeye çalışınız.

Anne ve babanızın kıymetini daima biliniz.

Fikirlerinizi açıkça söylemekten kaçınmayınız.

Başarı başkalarının geçirdiği tecrübelerden yararlanmaktır.

Hayatta ne olmak istediğinize şimdiden karar vermeye çalışınız.

Hayatta nadiren ele geçebilecek fırsatlardan istifade etmeye çalışınız.

Devamlı okuyup, dünyada ve memlekette neler olduğunu takip ediniz.

İyi eleman seç, iyi para ver. Çünkü kötü eleman sana pahalıya mal olur.

Vehbi Koç Sözleri

Sağlık her şeyin başıdır, o varsa her şey olabilir, yoksa hiçbir şey olmaz.

Başkalarının da en az sizin kadar akıllı olduğunu aklınızdan çıkarmayınız.

Hesabınızı, kitabınızı, bütçenizi daima iyi bilip, ona göre yaşamaya çalışınız.

Üzerine düşen vazifeyi hakkıyla yerine getiren insan en vatansever insandır.

Bir bölge halkı gereğince eğitilmeden o bölgede kalkınmadan bahsedilemez.

İngilizce dünyanın ana dili olmuştur. Onun yanına bir lisan daha katmaya çalışınız.

Yüksek öğreniminizi yaparken bir yerde çalışınız. Bu size ilerde büyük tecrübe sağlar.

Memleketi tanımadan Nice’i, Cannes’ı, Los Angeles’ı görüp öğrenmek marifet değildir.

Ne kadar çok kaliteli insan yetiştirebilirsek, memlekete o nispette hizmet etmiş olacağız.

Başarılı olmak için sevdiğiniz mesleği seçin. Başarıda meslek sevgisinin çok büyük rolü vardır.

Vehbi Koç Sözleri

Avrupa Topluluğu’na alınmadığımız takdirde, onların daha fazla kayba uğrayacağını sanıyorum.

Bir fabrika büyüklüğüne göre en geç 3 yılda kurulur. Bu fabrikayı çalıştıracak insanlar 15-20 yılda yetişir.

Yatırım yapacaksan arsa al. Arsa altındır. Üstüne bina yaparsan gümüş olur. İçine de kiracı sokarsan teneke olur.

Daima doğru olanı yapmaya gayret gösterdim. Aileme, memleketime ve yaşadığım çağa hizmet ettiğim inancıyla büyük bir huzur duyuyorum.

Hayat üniversitesi diploma vermeyen bir üniversitedir. Her gün ders alınacak o kadar çok gelişmeler oluyor ki! Bunlardan hepimiz istifade etmeliyiz.

Bence insan kendi aklını kullanmadan önce, güvendiği kimselerden fikir almalı, bu fikirler üzerine oturup düşünmeli, sonra kararını vermelidir.

Din insanlar için büyük bir manevi güçtür. Dinsiz ulus olmaz. Ben dindar bir insanım. Ama din ile dünya işlerini birbirine karıştırmamak gereğine kesinlikle inanmışımdır.

Aranızdaki görüş ayrılıklarını çivi düşmanlık mertebesine çıkarmayınız. Tartışınız. En iyiyi, en doğruyu arayınız. Bu güzel ülkeyi, gayretlerinizle çok daha mutlu yarınlara hazırlayınız.

Bir memlekette yatırım yapan ve iş gücü temin eden her girişimci, her şirket en yararlı hizmeti yapıyor demektir. Çünkü çakılan her i, tamamlanan her yatırım artık o memleketin malı olmaktadır.

Hayatım boyunca birçok işte söz sahibi olmakla birlikte her zaman başkalarına danıştım, bazen düşüncelerimin çok hatalı olduğunu gördüm, yerinde düşünceleri kabul ettim, bundan çok yararlandım.

İyi bir eğitime ve sistemli çalışmaya ihtiyacımız vardır. Döviz kaynaklarımızı artırmak için turizmin gelişmesine önem vermeliyiz. Küçük tasarrufların üretime yönelmesi için de sermaye piyasasını kurmalıyız.

Sorunlarımıza en iyi çözüm yollarını bulmak için; politikacılarımız, iş adamlarımız, meslek sahipleri, eğitimciler, memurlar, gençler ve işçiler kafa kafaya verelim, birbirimize inanarak ve güvenerek geceli gündüzlü çalışalım.

İşe atıldıktan sonra hayatta ne kadar kazanırsanız kazanın, bütçenizi iyi düzenleyin. Çeşmenin suyunun her zaman gür akmayacağını, bir zaman azalabileceğini hatta kesilebileceğini hesaba katarak çalışınız.

İşler kötüye gittiği zaman moral bozuluyor. O zaman birdenbire her şeyi kapkara görüp, kötü düşüncelere saplanmamak gerekir. Doğru iseniz, azimli iseniz, her çareye başvurmanız ve hakkınızı aramanız gerekir, iş düzelir.

Devlet bundan sonra yalnız altyapı yatırımlarına girmelidir. Özel sektörümüz bütün sahalarda bilgi ve tecrübe sahibi olmuştur. Yeni teknolojileri uygulamak yeteneği gelişmiştir. Artık devlet özel sektörle rekabete girmekten kaçınmalıdır.

Hayatta başarılı olmanın sırları arasında belki de en önemlisinin, başkalarının tecrübelerinden yararlanmak, verilen öğütleri can kulağı ile dinlemek, ilgili yayınları dikkatle okumak ve kazanılan bilgileri değerlendirmek olduğuna inanıyorum.

Dindarlığım işlerimin ilerlemesine engel olmadı, bana büyük bir güç sağladı. Bazı işlerimde günlerce, aylarca, hatta yıllarca çalıştıktan sonra başarılı olamadım. Aklımın erdiği kadar uğraştım, başarılı olamadım. ‘Allah böyle istedi’ dedim ve rahat ettim.

İlerlemek istiyorsanız, büyük çapta işler kurmak kararındaysanız iyi öğrenim göreceksiniz, alçakgönüllü olacaksınız, çok çalışacaksınız, adam yönetme sanatını her gün biraz daha öğrenmeye çabalayacaksınız, dürüstlükten ayrılmayacaksınız.

Şahsi düşüncelere, kaprislere kapılarak beceriksiz, kabiliyetsiz adamları iş başına getirmeyiniz. Bütün şirketler kabiliyetli insanların omuzlarında yükselmektedir. Bugün çalıştığımız Ford, Siemens, General Electric gibi müesseseler en büyük misaldir.

Benim anayasam şudur; Devletim ve ülkem var oldukça ben de varım. Demokrasi varsa hepimiz varız. Memleketimizin ekonomisini kuvvetlendirmek için elimizden gelen bütün gayreti göstermeliyiz. Ekonomimiz güçlendikçe demokrasi daha iyi yerleşir, dünyadaki itibarımız artar.

Gaye, iş imkanları açan, döviz tasarrufu ve döviz girdisi sağlayan bir sanayi kurmaktır. Gelişmiş ülkelerle aramızdaki mesafeyi kapatmak ve rakip endüstrilerin karşısında tutunabilmek için sanayimizi ve ekonomimizi sağlamlaştırmak zorundayız. Kaybedilecek bir saatimiz bile yoktur.

Ben ziraatçı değilim. Ancak, ziraatimizde de yapılacak çok iş olduğu anlaşılıyor. Biz, ziraatımızı kalkındırmak, turizmi geliştirmek ve sanayimizi kurmak mecburiyetindeyiz. Her sene 800 bin yeni nüfus aşımıza ortak oluyor. Bunların 300 binine çalışma sahaları açmak zorundayız. İşimiz kolay değildir.

Eğitim sisteminin geliştirilmesi ve gerekli yatırımların yapılması Devletin işidir. Zaten herhangi bir bölgenin kalkınmasından sadece özel teşebbüsün rolünden bahsedilemez. Ancak devletçe gerekli temel yatırımlar yapıldıktan sonra ve bunlara ilave olarak, özel teşebbüs müspet ve yapıcı bir rol oynayabilir.

Özel sektör için ‘tekelci, sömürücü, komprador, aracı’ diye konuşmalar yapılmakta ve yazılar yazılmaktadır. Bizler, bir gün, yaptıklarımızın değerinin anlaşılacağına inanarak yolumuza devam ediyoruz. Büyük emeklerle kurduğumuz sanayinin üretimini durdurmamak için önümüze çıkan engelleri fedakarlıklarla aşmaya çalışıyoruz. Bu çabamızı yılmadan devam ettireceğiz.

Her sabah kalktığımda ve her akşam yatağa girerken Allah’ın bana bahşettiği sağlık ve diğer nimetler için şükranlarımı söyler, dua ederim. Her vakit namazımda yakınlarım, dostlarım, Müslüman kardeşlerim için şefaat dilerim. Kabristanlardan geçerken orada yatanların ruhlarına Fatiha gönderirim. Yemeğe otururken, kalkarken dua etmek adetimdir. Kurbanımı keserim. Sıhhatim ve mali takatım müsait olduğu için hac vazifemi de yerine getirdim. Bütün bunlar benim manevi dünyamı zenginleştirdi ve başkalarına yardım etmemin, imkanlarımı toplumun hayrına kullanmanın yollarını açtı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışı, yabancılara ve Avrupa’nın büyük ülkelerine tanınan imtiyazlar yüzünden hızlanmıştı. Birinci Dünya Savaşı’nda yenilen tarafta bulunmamız bizi daha da zora sokmuştu. Topraklarımızı ve devlet olma hakkımızı elimizden almaya çalışıyorlardı. Böyle bir ortamda Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Beklenen tek sonuç kurtuluştu. Kurtuluş için de milletçe el ele vermemiz gerekiyordu. Misak-ı Milli bu dayanışmayı sağladı ve yeni bir Türk devleti doğdu. Milletçe ne zaman sıkıntılı bir döneme girsek, ben, bu zorlukları gene Misak-ı Milli ruhu ile aşacağımıza inanırım.

Vehbi Koç’tan Hayata Dair Tavsiyeler

1- İmrendim okulu bıraktım

Yol kenarındaki bağımızın içinde büyük bir dut ağacı vardı. Mahalle çocuklarıyla hep orada oynardık. Yoldan geçen, şehirden bağa gelen Hıristiyanların hayvanlarının çok bakımlı olması, çeşitli güzel arabalarla yazlıklarına gitmeleri beni imrendirirdi, bunlar gibi olmak isterdim. Bunun çaresini de çabucak hayata atılıp iş yapmakta gördüm. Babam bana sünnetimde hediye ettiği eşeği 80 kuruşa almış. Eşek bakımsız olduğu için Hıristiyan çocukları yolda kendi eşekleriyle beni geçerlerdi. (…) Okumamayı kararlaştırmıştım. İmzayı attık, dilekçeyi okula verdim ve tasdiknamemi aldım. Tam 15 yaşındaydım.

Ders: İyi eğitim görün

İyi bir okul eğitimi görmeyişimin ve dil bilmeyişimin eksikliğini daima duymuşumdur. Hayat mektebinde çok şey öğrenmiş olmama rağmen, bu eksiklikleri, sanki çok gençmişim ve başarılı olmama mani görüyormuşum gibi içimden atamamışımdır.

2-Kosti’den çok şey öğrendim

Vehbi Koç, ticaret hayatına atıldı. İşler iyi gidiyordu. İki yıl sonra bakkallık ona az gelmeye başladı. Kösele işine girmeye karar verdi, ama işi bilmiyordu. Yanına işten anlayan bir arkadaş lazımdı. Bu işi en iyi bilenlerden Ebeoğullarının yanındaki Kosti adlı satıcıyı büyük para teklif ederek almayı başardı. Kosti, Vehbi Koç’a bu meslekte çok şey öğretti.

Ders: İşi iyi bilenlerle çalışın

İlk günlerdeki bir inancımdan hiç şaşmadım: Yeni bir işe girmeden önce konuyu iyice incelemek ve o işten anlayan bir veya birkaç kişiyi yanına alarak birlikte çalışmak, işte başarılı olmanın en başta gelen şartlarındandır.

3-Beni tersledi, çok üzüldüm

Dükkân için 50 kiloluk bir fıçı karpit alacaktım. Galata’da o devrin çok tanınmış bir firması olan Gesaryan mağazasına girdim (…) Bay Agop’tan kiloda 10 para indirim istedim. Mağazada camekân içinde oturan çorbacıya, yani patrona gitmemi söyledi. İçeri girdim. Çorbacı sert bir tavırla, “Git Agop’la konuş, olmaz!” dedi ve beni tersledi. Son derece üzüldüm. (sonra) Galata’daki o dükkânda camekân arkasından tersleyen ve indirim yapmayan büyük çorbacı, Sirkeci’de odama kadar geldi ve bana ‘Koç Bey’ diye bol bol iltifat ediyordu. Allah’ın büyüklüğü bana bu ânı göstermişti.

Ders: Nezaket ve tatlı sözden ayrılmayın

İnsan ne olursa olsun, kendinden küçüğüne ve büyüğüne, karşısındakinin mevkiine, işine, sanatına bakmadan, ayırım gözetmeden güler yüz göstermeli, tatlı sözden ayrılmamalıdır. Herkese aynı nezaketle davranan insan daima yükselir ve başarıya ulaşır.

4-Gelinin yüzünü açmayı unutmuşum

Yaşım 25’e yaklaştığı için annem ve babam beni evlendirmeye karar vermişler. Annemin kız kardeşinin kızını almaya karar vermişler, hiç karşı gelmedim. O zaman şimdiki gibi nişanlılar bir araya gelsin, yesinler, içsinler, her istedikleri yere gitsinler, bu yoktu. Bir genç nişanlısını ancak nikâhtan ve düğünden sonra görebilirdi. 1926 yılının ilk haftasında düğünümüzü yapmaya karar verdik. O kadar yorulmuşum ki, gelinin yüzünü açmayı unutmuşum. Evlendiğim, teyzemin kızı Sadberk Hanım’ın yüzünü yakından ilk defa böyle gördüm. 47 yıllık evlilik hayatımın ve aile düzenimin, iş hayatımdaki başarımda çok büyük yeri vardır.

Ders: Anne baba fedakârlık göstermeli

İş hayatının bitmek tükenmek bilmeyen çeşitli sıkıntıları vardır. Sabah erkenden işe başlayan ve akşam asık bir yüzle eve gelen erkeği hanımının karşılaması, “Rahatsız mısın, yorgun musun” diye gönlünü alması, eğlence ve zevklerinden mahrum kalarak erkeğinin gidişine uymasının büyük önemi vardır. Çocuklar anne babayı daima bir fotoğraf makinesi hassaslığıyla örnek alırlar. Bu bakımdan anne babanın çocukları yetişinceye kadar büyük fedakârlıklar göstermesi gerekir.

5- Emin Bey’in gözyaşları

Benim üzerimde iz bırakan müteahhitlerden biri Eskişehir Milletvekili Emin Sazak’tı. Bir gün İş Bankası’nın karşısındaki yazıhaneme geldi, oturdu, bana şunları söyledi: “Ben müteahhitlikten çok büyük paralar kazandım. Hangi işe girmişsek kâr ettik. Etrafımdaki mühendisler, ‘Emin Bey sen peygamber gibi adamsın’ dediler, bana gurur geldi. Kendimi peygamber değilse bile en akıllı adam sandım. Bir orman işine girdik, büyük paralar kaybettik, hiçbir şey olmadığımı anladım. Anlaşma gereğince paraları bir hafta içinde götürmezsem iflas ettirecekler. Ankara’da Işıklar Caddesi’ndeki apartmanı, yakınındaki küçük binayı ve Yenişehir’deki arsamı alacaksın, 196 bin lira açığım var, bu parayı bana vereceksin…” Emlak almaya niyetim yoktu, “Müsaade buyur, bir göreyim” dedim. “Görmeyeceksin” dedi ve o dev gibi Emin Bey’in gözünden yaşlar boşandı. Dayanamadım, “Aldım” dedim. Emlak fiyatları arttı, ben zarar etmedim. Emin Bey servetinin çoğunu kaybetti.

Ders: Serveti düşünme

İnsan kazandıkça, “Her şeyi ben bilirim” sanıp elindeki serveti tehlikeye düşürmemeli. Her işe girerken çok iyi düşünüp taşınmalı, yoksa bu gibi şeyler her insanın başına gelebilir.

6- Dakikada 110 adım

Vehbi Koç’u tanıyanlar yürüyüş merakını bilirdi. İş görüşmeleri için zamanı yetmediğinde, görüşeceği kimseyle yürüyüş sırasında konuştuğu çok olmuştur. Sert ve hızlı yürür, dakikada 110 adım atardı.

Ders: Spor yapın

İşadamının çalışmasında dengeli olması, çalışmayla birlikte sporunu, eğlenmeyi, dinlenmeyi bırakmaması gerektiğini 1935 yılında öğrenmiş oldum. Bunu öğrenmeden önce en genç yaşlarımı zevksiz ve neşesiz geçirmiştim. Doktora gitmek şart, ama doktorun dediğine inanmalı, sinirleri bozmadan çalışmak için dengeli bir hayat yaşamaya dikkat etmeli.

7-Hayır işleri

İşe başlayıp, biraz para kazandıktan sonra mahallemde, çarşımda, halk arasında muhtaç olanlara yardım etmekten büyük zevk almaya başladım. İsraftan her zaman kaçındım. Boş yere yanan elektrik, akan su, gereksiz kullanılan bir araba için daima mücadele ettim fakat hayır işlerine giden ve yerine giden parayı harcamaktan zevk duydum.

Ders: Yardım yapanlara Allah birkaç mislini verir

Toplum içinde bulunanlara yardım yapanlara Allah daima yardım eder, birkaç mislini verir. Gerçekten de hayatımda ben bu zevkleri tattım, Allah da bana istediğimden çok fazlasını verdi. Vakıfları, hayatta başarılı olmuş insanların, içinde yaşadıkları topluma karşı en hayırlı ve tesirli bir borç ödeme müessesesi olarak gördüğümü söylemeliyim…

8- Misafirler erkenden kalkar

Sabahları kalkınca iki bardak su içerim. Bağırsaklarıma iyi geldiğine inanmışımdır. Günün meyvesi neyse ondan bir tane yer, gazetelere göz gezdirir, çalışmaya başlarım. Saat 10.30’da çay, beyaz peynir ve krikkrakla hafif bir kahvaltı yaparım. Akşam yemeğinden önce bir kadeh viski içerim. Günde beş sigaram vardır. Otuz ramazanda hiç içmem. Evimde verdiğim davetlerde, misafirlerim benim yaşayış programımı bildikleri için erkenden kalkarlar…

Ders: Hayatı iyi kullan

Çalışan insan en büyük sermayesi olan vücudunu ve kafasını dinlendirmesini, sağlıklı tutmasını bilmelidir. Aşırılıklardan kaçınmak insanı tasarrufa, elindekini iyi kullanmaya alıştırır. İnsanoğlu her şeyden önce kendi hayatını iyi kullanmayı öğrenmelidir.

9- Müessese yıkılmasın

17 yaşından başlayarak 46 sene geceli gündüzlü çalışıp, koca bir holding haline getirdiği Koç’u çocuklarının da aralarında olduğu hissedarlara bıraktı. Bunu yaparken, şöyle dedi: “Eğer bizlerin, benim ilelebet huzur içinde kalmamı istiyorsanız bu müesseseyi devam ettirirsiniz. Ufak tefek kaprisler uğruna müessese yıkılmasın…”

Ders: Çocuklarına güven

İnsanın eserlerini sürdürmek konusunda çocuklarının düşüncelerine bir takdir payı ayırması gerekiyor. Onlara güvenmemek için esaslı bir sebep yoktur. Dünyada babalarından kalan varlığı heba edenler çoktur. Fakat o varlığa yenilerini katanlar da onlardan az değildir.

10 -‘Halk Partisi’nden istifa et baskısı

Delikanlılığa geçtiği yıllarda babası onu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne yazdırdı. “Bizim nesilden olanlar Kuvayı Milliye ruhunu iyi tanır” diyor. “Dayanışma, birlik, beraberlik içinde gücümüzü toplayarak sıkıntılardan, dertlerden kurtulmak düşüncesi Kurtuluş Savaşı günlerinde bizi o kadar sarmış ki, savaş bitti, Halk Partisi kuruldu, hepimiz girdik. Siyasal hayata atılmak, siyasetçi olmak aklımın ucundan bile geçmiyordu, sadece Atatürk’ün izinde olduğumuzu göstermek istiyorduk.” Ancak 1950 seçimlerini Demokrat Parti alır. Vehbi Bey’e, Halk Partisi’nden istifa ederek Demokrat Parti’ye geçmesi için baskı yapılır. Bu duygu onu yaralasa da tüm direnmelerinin sonunda Halk Parti’den ayrılır ama Demokrat Parti’ye de geçmez. O tarihe kadar başarıyla sürdürdüğü iş hayatını tehdit ve tehlike altında görmeye başlar.

“Hizmet için illa politikacı olmak gerekmez”

Bir işadamı siyasal ilişkilerinden dolayı günün birinde önemli sıkıntılara uğrayabilir! Bu memleket sadece iktidarın veya muhalefetin değil, hepimizindir, bütün vatandaşlar aynı geminin içindeyiz. Bir işadamının da politikacılar kadar sorumluluğu olduğuna inanan Koç için bu yüzden ekonomik hayat içindeki rolünü bırakıp siyasal hayata geçmenin bir cazibesi yoktu…

Vehbi Koç Kimdir?

Vehbi Koç, , 20 Temmuz 1901 yılında Ankara’da o zaman ismi Çoraklık olan Keçiören semtindeki bağ evinde doğdu. Babası Koçzade Hacı Mustafa Efendi (1874-1928), annesi Kütükçüzade Hacı Rıfat Efendi’nin kızı Fatma Hanım.

Ankara İdadisi’nde okudu. 1917 yılında iş hayatına atıldı. Doğum tarihinin gününü hiç bilmedi. Annesi “üzüme alaca düştüğü günlerde” deyince, sonradan çocuklarıyla birlikte 20 Temmuz’u doğum günü kabul etti. 1928 yılında teyzesinin kızı Sadberk hanımla evlenmiştir.

10 yaşında mahalle mektebine başladı. Hacı Bayram Camii’nin yanındaki “Topal Hoca’nın Mektebi”nde ilk dersini aldı. Mahalle Mektebi’nden sonra yine Hacı Bayram Camii’nin yanında kiralık bir evde ders görülen ilkokula başladı. Bu okulu birincilikle bitirdi. Daha sonra, bugün Tıp Fakültesi (İhtisas Hastanesi)’nin bulunduğu yerde olan “Taş Mektep” denilen Ankara İdadi’sine (lise) gitti. Ancak idadi hayatı uzun sürmedi.

Vehbi Koç çalışma hayatına, 1917 yılında babasının onun için açtığı küçük bakkal dükkanında ayakkabı lastiği, şeker, kaşar peynir, zeytin, makarna gibi mallar satarak başladı. “Koçzade Ahmet Vehbi” adlı ilk firma Ankara Ticaret Odasına 1926 yılında tescil edilmiştir. General Electric ile 1948 yılında yapılan anlaşma ile 1952 yılında açılan ampul fabrikasını yaptı. 76 yıllık kariyerinde 108 şirketten fazlası Koç Grup altında oluşturulmuştur. Gıda, perakende, finans, enerji, otomotiv, turizm ve teknoloji gibi farklı sektörlerde birçok şirket kurulmuştur.25 Şubat 1996 tarihinde vefat eden bu değerli iş adamının sözlerinden bir demet hazırladık.

Yorum yapın