Nasrettin Hoca Sözleri

Bugünün ilk ışıkları ile sizlere Nasrettin Hoca’ya ait kısa, akıl dolu ve anlamlı sözlerini paylaşmak istedim. Hemen aşağıda Nasrettin Hoca sözlerini, fıkralarını ve hayatı hakkında kısa bilgilere ulaşabilirsiniz.

En Güzel Nasrettin Hoca Sözleri Kısa

Ye kürküm ye!

Ya tutarsa!

Yok devenin bɑşı.

Ölme eşeğim ölme.

Araba tekerleği kadar.

Yorgan gitti kavga bitti.

Ağaçtan öteye yol gider.

Tavşanın suyunun suyu.

Nasrettin Hoca Sözleri Resimli

Pɑrɑyı veren düdüğü çɑlɑr.

Dostları alış-verişte görsün.

Sermayeyi kediye yüklemek

Buyurun cenaze namazına.

Acemi bülbül bu kɑdɑr öter.

Biz senin gençliğini de biliriz.

Bilenler bilmeyenlere öğretsin.

At yarasaydı, sahibine yarardı.

Düşmeseydim zɑten inecektim.

Yiğidin mɑlı göz önünde gerek.

Nasrettin Hoca Sözleri

El, elin eşeğini şarkı söyleyerek arar.

Ben neredeysem, dünyanın ortası orasıdır.

Damdan düşenin halini, damdan düşen bilir.

Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür.

Allah’a karşı borcu bunca yılda ödeyen. Bana olan o borcu ödemez ebediyen..?

Haftaya vereceksen eğer al demiş malımı. Doldurmuş dört beş kilo, bu kez sormuş tatlımı.

İnanç ,görünmeyene inanmaktır; görünmeyene inanırsanız başkalarının görmediklerini görebilirsiniz.

Nasrettin Hoca Fıkraları

Bir gün Hoca eşeğini kaybetmiş. Aramadık yer, sormadık insan bırakmamış ama ne olmuşsa olmuş, bulamamış eşeği. Oturup derdine yanacak yerde, bu hale de şükretmeye başlamış.Komşuları: -Bre Hoca, canın sağ olsun ama, neticede eşekten oldun, şükredecek ne var bunda demişler. Hoca cevap vermiş: -A komşular, ben şükretmeyim de, kimler şükretsin, ya ben de eşeğin üstünde olsaydım!

Nasreddin Hoca bir gün pazarda dolaşırken Adamın Biriyanına yaklaşıp: – Hoca efendi bu gün ay kaça geldi? demiş. Hoca da adama cevap vermiş: – Valla bilmiyorum. Bugünlerde hiç ay alıp satmadım.

Nasreddin Hoca’ya dert yanıyorlar: Yahu Hoca senin karın çok geziyor. Hoca: … Olur mu canım? O kadar gezse arada bir bizim eve de uğrardı.

Nasreddin Hoca, bahçesindeki incirleri satmak için pazara gider o sırada bir kadın veresiye verirse alacağını söyler. Hoca kabul eder, bir tane inciri de kadına uzatır. Kadın almak istemez. Altı sene önce tutamadığı bir günlük orucun borcunu ödediğini, oruçlu olduğunu söyler. Hoca satmaktan vazgeçer ve şöyle der: “Öyleyse hanım sana incir veremem. Allah’ın alacağını altı senede ödeyen kişi kulun alacağını kim bilir ne zaman verir!”

Nasreddin Hocanın kadılık yaptığı zamanlarda, bir adam tarafından bir köpek öldürülmüş. Bu suçundan dolayı o şahsı mahkemeye vermişler. Gün gelince mahkeme salonu tıka-basa dolmuş tabii. Salonu dolduranların gürültü yapmaları dolayısıyla rahatsız olan devrin kadısı Nasreddin Hoca, sinirlenerek şöyle demiş:
“Bu kalabalık da neyin nesi? Yahu! Siz dışarı çıkın da ölenin akrabalarından kimler varsa onlar gelsin içeri.”

Nasreddin hocanın kadılık yaptığı zamanlarda bir adam oruç yiyen birini itip kakarak Hoca’nın huzuruna getirir. Hoca, getiren adama hapis cezası verir. Adam şaşkındır: “Hocam cezamı anlıyorum fakat adamın hiç mi suçu yok?” deyince Hoca: “Evladım ben bu şehrin kadısıyım, buranın düzenini bozduğun için sana ceza veriyorum. Hâlbuki getirdiğin kişi dinin kaidelerini bozdu. Ben ahiret kadısı değilim. Onun hükmünü, cezasını Mevlâ verecek” der.

Nasrettin Hoca Hayatı

Nasreddin Hoca Kimdir Hayatı

Türk Edebiyatı ve Türk dünyası için büyük öneme sahip olan Nasreddin Hoca, topluma mal olmuş bir kişiliktir. Toplumun eksik yönlerini eleştirel tarzda ama komik bir biçimde dile getirdiği fıkraları ve özlü sözleri ile tanınır. Her çocuğun hayal kahramanı ve dedesi olarak görülen şahsiyet, toplumumuzda iyilik ve doğruluğun yanında mizahi yapısıyla durmuş, abide bir kişilik olarak görülmektedir.

Hoca, 1208 yılında Eskişehir’e bağlı bir ilçe olan Sivrihisar kentinde dünyaya gelmiştir. Babası imam Abdullah Efendi ve annesi ise Sıdıka Hatun olarak bilinmektedir. İyi bir medrese eğitimi sonrasında, babasının ölümü sonrasında, imamlık vazifesine başladı. 1237 yılından ölümüne kadar yani 1284 yılına dek Akşehir’de yaşamını sürdürdü. Kesin olmayan kaynaklara göre medrese hocalığı ve kadılık görevlerinde bulundu.

Aslen Nasuriddin Hace adı ile anılan hoca, günümüzde Nasreddin Hoca olarak bilinmektedir. Halkın kendisine beslediği muhabbet ve sevgi, toplumun olağan üstü olaylarda kendisine vazife yüklemesine yol açtığı söylenir. Toplumun eksik yönlerini düzelten bir doğruluk abidesi olarak görülmüş, hikayeleri ve fıkraları yüzyıllarca söylenmiştir.

Nasreddin Hoca Edebi Kişiliği

Toplumda derin izler bırakmış olan Nasreddin Hoca 13. yüzyılda yaşamış bir Türk büyüğüdür. Salih bir müslüman ve edebi şahsiyettir. Devrin önde gelen fikir ve ilim sahibi kişilikleri arasında yer almaktadır.

Dönemin özelliğinden kaynaklandığı düşünülse de yazılı eseri mevcut değildir. Buna rağmen özlü sözleri ve mizahi kişiliği toplum zihninde önemli bir yer edinmiştir. Doğruluğun yanında ve yanlışın yanında saf tutarken, kırmadan ve dökmeden büyük incelikle mizaha yönelmesi, milletin gönlünde yer edinmiştir.

Yapılan araştırmalar, Nasreddin Hoca hakkında derin ve veli kişiliğe işaret etmektedir. Salt güldürme amacından öte, ince ve hikmetli mesajlar verilmesi bakımından da önemli bir kişiliktir.

Nasreddin Hoca Eserleri

Kendisine ait mizahi olay ve latifelerin yer aldığı eser olan, Haza Terceme-i Nasrettin Efendi Rahme adlı eser günümüzde İngiliz British Müzesinde yer almaktadır. Eserin tamamı hakkında bizzat kendi hikaye ve deneyimlerini yansıtmayabileceği görüşü hakimdir. Buna rağmen büyük genişlikte olan eser, dönemin fikri yapısını ve toplumsal kimi özellikleri yansıtması bakımından önemlidir.

Yorum yapın