En Güzel 10 Küçük İskender Şiiri

1980’li yıllarda şiir yazmaya başlayan Küçük İskender’in birbirinden güzel şiirlerinin sadece 10 tanesini siz değerli ziyaretçilerimiz ile paylaşıyoruz.

Lütfen Anne

kızının adını sarmaşık koy anne
hayata ve hayale sarılarak büyüsün
oğlunun adını veda koy anne
hayatı ve hayali terk ederek büyüsün
kendi adını cefa koy anne
hayatı ve hayali önüne katıp da sürüsün
benim adımı koymayı, bir zahmet unut anne
hayattan ve hayalden utanıp da çürüsün


Küçük İskender Şiirleri
Küçük İskender Şiirleri

Ben Seni Seviyorum Bunda Bir Kasıt Yok


Acınası tesadüflerle ayrılıyorsun molekülden,
Hüzün hastası bir hayvansın
Şiddetli baş ağrılarıyla çalkalanan
Çok kurak iklimlerde, büyük sinir krizlerinde
Ağır işkence görmüş şehirlerde
Saadetin zarif, adaletin ince.

Bir miktar alkol ve ürperti alıyorsun
Kelimelerin karardığı peşin hükümlerde.
Şahsi sevişiyorsun şiddetin bütün bitki örtüsüyle.
Gözlerin ucuz, tutkun ucuz, direncin ucuz
Tehlikeli bir yalan gibi duruyorsun
Ruh yoksulluğunun harikulade iskeleti üzerinde.

Tutulamayacak yeminsin, yemin ederim,
Her insana gerçek aşkı öğretecek bir külfetin var

Ve alelacele asılmış bir çocuk militan
Gibi şaşkın ama onurlu bakıyorsun
Yükseldiğin gökyüzüne.

Ben seni ayakta alkışlıyorum
Hep ayakta alkışlıyorum seni ben
Yollarda yürürken alkışlıyorum
Sinemalarda, üçüncü sınıf oyuncularda alkışlıyorum
Afrika’nın içlerine doğru alkışlıyorum
Vuruşurken alkışlıyorum seni ben
Evet, hüzün hastası bir hayvansın
Acınası tesadüflerle ayrılıyorsun
Kainata gösterdiğin sahte hüviyetinden.

O nasıl bir hale
Bana cimri, başkalarına bonkör bedeninde;
Bir acı votka tadı yakalıyorum dilenen bakışlarında
‘Suçsuzum’ diyorsun, ‘tarzım bu’ diyorsun
Aç bir kurt gibi iniyor yüzüne hüzün

Kirpiklerin alnına deyiyor
Bende deyiyorum alnına cevapsız sorularımla
Uykum geldi diyorum
Seni sevmekten uykum geldi
Jilete abanıyorum
Korkuya abanıyorum
Tek arkadaşım yok öbür tarafta çünkü!

Çek perdeleri, kapat ışıkları
Bu telaşlı yokoluşun fosforu aydınlatır bizi
Uykum geldi diyorum
Tutulamayacak yeminsin, yemin ederim
Heryeri keserim, herkesi, herşeyi keserim
Bıçağımı taşıyan elde kader çizgim de gizli!
Bitiyor
Sancıda safları sıklaştıran o garip haz bitiyor
Bir kez olsun samimi bak
Bak! gecenin eteklerine eşkiya ayrılıklar siniyor!

Acınası tesadüflerle ayrılıyorsun molekülden
Ateşler içinde bırakıyorsun sana biriktirdiğim suyu
Oysa hiç sansım kalmadı
Yeniden doğmak için, bana ait olduğu belirtilen külden.

Al bu külü de götür
Al bu külü de götür, diğer taraflara üfle
Muzaffer bir hain gibi ayrıl
Tertemiz hayal hikayemden.

KÜÇÜK İSKENDER


Küçük İskender Şiirleri
Küçük İskender Şiirleri

De Gülüm – Küçük İskender Şiiri

De gülüm! De ki: ela bir günde gelecegim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. Hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!
De gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm!
göreceksin gülüm! Bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere, ezilmelere alışacak..
göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki
işte o vakit bana-doğrudur!-
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!
bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var,
sokaklar var, kediler!
inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
ölüm inananlar için sessizce
kara kaplı kitaplardan çıkartılacak..
göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!
artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!


Küçük İskender’in farklı bakış açıları ile dile getirdiği harika şiirlerinden birisi.

Küçük İskender Şiirleri
En Güzel Küçük İskender Şiirleri

Bir Organ Nakli Gibi Sevmiştim Seni

Bir organ nakli gibi sevmiştim seni;
Çürük gözlerine bağışlanan ellerim,
Yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim..
Darmadağın kadınların, darmadağın ettiği erkekler gibi
Sevmiştim seni…
Çok eskitilmiş bir aşkın hatırlanması,
Sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması
Aslında işin açıkçası;
Rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi
Hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi
Geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi
Sevmiştim seni…
Ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi deniz gibi,
Neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi
Ortalık yerde durup dururken
Sevmiştim seni…
Atlara kalırsa çoktan kaybettik savaşı,
Mızraklar kırıldı, kalkanlar delindi, ganimetler paylaşıldı.
Kasaba meydanında birbirini dövmekten
Yorulan iki kovboy gibi,
Bir tabancanın namlusuyla tetiğiyle,
Kendisinden farklı,
Kendisinden ayrı,
Bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi,
Aynı bedene sıkılan iki el kurşun gibi,
Katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşla
Sevmiştim Seni…


Küçük İskender Şiirleri
Küçük İskender Şiirleri

İstediğin Gibi Yaptım Artık Kalbim Yok


Artık kalbim yok ağladığımda sana
Düşündüğümde seni artık kalbim yok
Seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim
Atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda
İstediğin gibi yaptım; artık kalbim yok !
Küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine
Fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak
Köpeğine
Suda sektirdim bir kiremit parçası gibi
Ve bekledim batmasını
Bekledim batmasını yanan bir gemi
Nasıl ağlayarak denize dökülürse

İstediğin gibi yaptım; artık kalbim yok!
Artık kalbim yok baktığımda eski resimlere
Özlediğimde seni
Arta kalmış bir kalbim yok!
YOK!

Küçük İskender


Küçük İskender Şiirleri
Küçük İskender Şiirleri

Çabuk

Adıyla çağıracak kadar samimiydik sonbaharla
Örtüler geldi rüzgarla örterek rüzgarı
Sen bir tek bana yoksuldun o sıra

Yapılırken içine ırmak karışmış bir ayna
Bunu durmadan kanıtlayacak sana,
Aynaya bakarken, yalnızca bana baktığını unutma!

Ayrılıp giderken, sakın! Sakın aynayı geceye ters tutma!

Küçük İskender


Küçük İskender Şiirleri
Küçük İskender Şiirleri

Azılı Aşklar Şatosu Şiiri

Bir tek sana tembih ettim saadeti
Hiç bir şey hatıra değil aslında
Kaynayan sular gibi bakardın ya bana
Donan sular gibi gülerdin ya
Bütün büyük sular korkutuyor şimdi beni
Bir tek sana tembih ettim saadeti
Hiç bir şey ihanet değil aslında
Kararan havalar gibi dokunurdun ya bana
Bozan havalar gibi şevişirdin ya
Bütün güzel havalar ağlatıyor şimdi beni.


Küçük İskender Şiirleri
Küçük İskender Şiirleri

BEN ÖLÜRSEM

Ben ölürsem, karakutumu bulamayacaklar,
ne bir aşk zerafeti,
ne bir hayal tabiri.. Küçücük ömrüm
hep rüzgâr gülleri kokacak!

Bir sinek cenazesinden dönmüşüm de sanki
ağzım burnum kanyak,
denizden yeni çıkartmışlar yağmurun ölüsünü,
mevsimlerden napalm, günlerden ilkbahar.

Hummalı sabrımınn glayöllü dağ köyleri
sana hasret şakımak mı yakışacak
çok arayacak çocukluğum esas sırrını
benim yüzüm bir kedi amipidir
ben ölürsem o kendiliğinden çoğalacak!


Ben ölürsem, karakutumu bulamayacaklar,
ne bir buz yorgunluğu,
ne bir sinema perdesi yırtık.. Küçücük kabrim

bir çocuk kalbi gibi haylaz olacak!


Küçük İskender Şiirleri
Küçük İskender Şiirleri

seni seviyordum ve
çocuk bahçelerinde intiharı düşünmek de artık yasaktı! ..

burnu kanayan bir lise öğrencisi taşıyordum kucağımda; galiba yaz da yeni başlamıştı; sıcaktı; sıcak, çırılçıplaktı! Rıhtımda Göksel Arsoy’un artizini dövüyorlardı; yönetmen, sigarasını suya bıraktı
-avuçlarımdaydın, avuçlarım çisildiyordu- ötedeki kahvede Alice, üç iskambiladam arkadaşıyla oynuyordu. Seni kalkan üsküdar vapurunun ardından denize fırlattım. Hüznümü karanlığa kotlayacağım. Düğün salonunun kapısından elinde
kanlı bir baltayla damat kıyafetli bir delikanlı çıktı, koştu koştu, kollarını çırpıyordu-sonra havalandı, uçtu gitti. Korkulu gözleriyle son karısını imzaladı.. Beşiktaş, baktı!

şiirlerimi yakmaktan vazgeçtim
senden söz etmeyi özlüyorum yalnızca
birbirimizi öldürmek için verdiğimiz söz, karşılıklı yemin
kimseye söylemedim
kimseye de söylemeyeceğim!
hep bir bukalemunu
ölümle yer değiştirmek için yaşadım ben…
gün oldu sarıdan tiksindim, ottan ürktüm
zamanı geldi içimde
burnu kanayan bir lise öğrencisi yarattım
ne kadar hırpalarsan hırpala bedenini
bir canı kendinden silkip atamazsın
insanı adaletle
aşkı herhangi bir çocukla değiştirmek için yaşadım..
uyruğum oldu sarı (saçların) , ota (gözlerine) taptım
küfrettim sana, lanet ettim, unuttuğunu sandım çoğu kez
ama ihanet etmedim verilen söze, edilen yemine
birbirimizi tanıdığımızı kimseye söylemedim
söylemeyeceğim de kimseye!

çocuk bahçelerinde intiharı düşünmek de artık yasaktı
seni seviyordum ve


Ne idüğü belirsiz kelimeler takip ediyor beni!

Ne idüğü belirsiz kelimeler takip ediyor beni!
gidip saklandığım anlamlarda
hoş bir yan yok! Belki de
ölümü biraz teşvik etmeli!
Suya eğiliyorum. Su da bana eğiliyor gibi.
Adımı söylüyorum. Su da adını söylüyor sanki.
Bu tuhaf adamların bilmeceleri çözmeleri imkansız!
birer harf gibi duruyor kentler haritanın ortasında
düzden de okusan, tersten de okusan
hayat değişmeyecek besbelli!
Satın alınmayacak bir gazete adeta içimdeki buzul dağ,
köşeyazarı bir ırmak akıyor
boğuyor cesur bir okura benzeyen ilk halimi!
Taklitlerinden sakınılan bir ‘gece’
yatıyor uzayda sereserpe özgür, özgür ama serseri!
galiba cismim
yıldız yağmurunda rüya şemsiyesini açan casus gemi!
Evet!
Ne idüğü belirsiz kelimeler takip ediyor beni!
her dakika yaklaşsalar da
ele vermiyorlar bedenimi!

Yorum yapın