Ayrılık Mesajları

Hazırlamış olduğumuz sayfamızda en içten en duygusal ayrılık sözleri ve mesajları resimli şekilde derlendi. Sizde sevgilinizden ayrıldıysanız ve sosyal medya platformlarından ayrılık mesajları paylaşmak istiyorsanız doğru adrestesiniz.

Duygusal Ayrılık Mesajları ve Sözleri

Ya tut elimi bırakma ya da bırak git, uzatma!

Sıkı giyin artık ben yokum!

Mutlu ol ki, beni kaybettiğine değsin!

Aşk ayrılınca değil, vazgeçince biter.

Kirletilmiş bir ilişkiyi, bir tek ayrılık temizler.

Yüreğim çınladı. Doğru söyle sen mi özledin?

Onun kalbi başkası için attığında, seninki durur.

Hayallerim vardı, benim kurduğum, senin vurduğun.

Resimli Ayrılık Mesajları

Oyun bitti! Sevildiğini gördün, şimdi unutulduğunu izle!

Anlatılır, hatta ağlanır da. Ama gülünmez bir daha eskisi gibi.

Gittin mi büyük gideceksin! Ayrılık bile gurur duyacak seninle.

Boşver yüreğim, gidelim. Değmez. Sevdiğine de, sövdüğünü de.

Şunu hiç unutma! Umursamadığın sevgime bir gün hasret kalacaksın.

En büyük hayali sana sarılmak olan bi insanı nasıl bu kadar kırabiliyorsun?

Ölüm gibidir ayrılık, ölüm gibi. O yüzden bekleme gidenleri, ölüler dirilmez.

Herkesin bir derdi var işte. Kimi anlatır dilini yorar, kimi susar yüreğini yakar!

Gidecek olan karar vermişse gönülden, bize de çekilmek düşer önünden.

Bir zamanlar deli gibi hesap sorduğun birine, gün gelir hatır bile soramazsın.

Ayrılık Mesajları

Vedalar; gözüyle sevenler içindir, çünkü gönülden sevenler ayrılmaz. Mevlana

Dünya ’nın en büyük yüküdür; aklı sende olmayanı, ısrarla yüreğinde taşımak.

Gidiyorum hayatından, gözlerinin buğusunu, yüreğinin kokusunu aldım gidiyorum.

Gittin de ayrıldık mı sanıyorsun? Sen orda sigaranı yakarsın, külü benim içime düşer!

Yolumdan dönemediğim için değil, seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum.

Benim kelime hazinem çok geniştir, derdim. Senin bir kelimene yetemedim; ‘git’, ne demekti sevgilim?

Bir eski dost gibi hatırla beni. Bir selam ver yeter. Unutmuş olsan da eski günleri. Adımı ara sıra an yeter.

Aşkım ne zaman dağlar sahili, mehtap geceyi dünya dönmeyi unutursa, bende seni o zaman unutacağım.

Şimdi yalnız yürüme zamanı. Unut gitsin her güzel anı, ben sararım yalnız yaramı, sen git yaşlarım akmadan.

Gelen bir şey katmaz artık bana, giden de hiçbir şey eksiltmez. Gel ya da gelme sevgili, artık hiç fark etmez.

En İyi Ayrılık Mesajları

Hayat öyle bir noktaya getirir ki insanı, eskiden. Hiç bitmesin dediğin günlere, keşke hiç yaşamasaydım dersin.

Bu şehirden her gidişinde şehri sanki ben uğurluyorum sen benden gideli çok oldu ama ben sana hala el sallıyorum…

Ben ne aşklar yaşadım ne vedalar ettim, ne kızgın çöllerinde yürüdüm aşkın, senin kor dudakların vız gelir güzelim.

Bir gece ay bana sordu neden seni ağlatan bir kızla berabersin? Aya baktım ve dedim ki sen hiç gökyüzünden vazgeçebilirsin.

Adını bile duymak istemediğin insanları her gün görürsün, yüzünü görmekten hiç bıkmayacağın insanla aranda kilometreler vardır.

Batık bir gemiymiş aşk limanında. Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.

Ben sensiz geçen günlerime yanarken, belki sen bensizliğe sevineceksin. Ama şunu unutmak bir tanem; bir gün sen de seveceksin!

Bir gün bir köşede sızıp kalırsam, el tanımasa da sen tanır mısın? Sorsalar sana kim bu diye, bakıp yaptığından utanır mısın?

Yalnızca çocuklar ağlar ve yalnızca Allah affeder… Eğer bir gün beni terk edersen; çocuk değilim ağlamam, Allah değilim affetmem.

Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey; değmeyenlere. Yüreğimin değmiş olması.

Sen sigara dumanın altında yana yana en sonunda kül oldun, sen kibritin hiç yanmayan ucundan birinin hayatından geçmiş oldun!

Aşkın bitmiş olsa da hiç sevmesen de beni çok aldattın hoş görmesem de bir şeyler bulmuştum ben o sevginde bekliyorum bir gün dönersin diye.

Ben sensizdim! Akşamın yaklaştığı saatlerde kahrolursun görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır ansızın her gün batımı.

Erkeğe Ayrılık Mesajları

Sen ayrılık dedin ben ise Allah’ın beni kötü insanlardan koruması.

Yaz ortasında zemheri kış yaşattın ya. Ölsen unutma, ölsem unutmam!

Senden sonra seni hiç kimseye anlatmadım. Ne varsa aramızda kaldı ama en çok benim yaramda kaldı.

Hayal kırıklarım mevzularımdan daha derinde artık. Açtığın yaraya ise hiçbir hayal kırıklığı ulaşamadı.

Ne ara karar verdin kapıyı böylesine yüzüme yüzüme çarpıp gitmeye, neye üzüldün, neye kırıldın böyle içten içe?

Bir zamanlar duam oldun, sonra bedduam oldun. Şimdi ise ikisi de değilsin. Meçhulün en tanıdık siması sensin şimdi.

Hiçbir şey umrumda değil de. Sevgim… Seni böylesine sevmişken, kendini nasıl da bu kadar öldürdün içimde. Aklım almıyor..

Allah can sağlığı versinler derlerdi. Keşke gönül sağlığı da dileselerdi. Gönlü kırgın olanın sağlığı çok da umurunda olmuyor.

İkinci şansı sadece kitapların hak ettiğini sen öğrettin. Şimdi bırak ikinci şansı, ikinci bir söz söylemek bile senin için boşa harcanmış zaman.

Önceden günleri seni düşünerek geçiriyordum. Şimdi yatınca fark ediyorum gün boyu aklıma gelmediğini. Günden güne yok oluyorsun içimde.

Sen gittiğinde tek başına gitmedin. Yanında hayata tutunma isteğimi, tüm yaşama sevincimi de götürdün. Ruhsuz bir bedenden ibaretim şimdi.

Gecelerin uzun geçtiğini yokluğunda anladım. Boğazımda düğüm oldu adın. Şimdi yaz mı gelmiş, kış mı bitmiş bilmiyorum. Mevsimlerde gidişinle anlamını kaybetti.

Bu hikayenin sonu mutlu sonla bitmedi ama olsun. Su aktı yolunu buldu. Sen denize ulaşan bir ırmak oldun. Ben sana yetişme telaşında kuruyan bir nehir oldum.

Şimdi istediğin hatta istemediğin kadar özgürsün. Umarım uzu kış gecelerinde o çok sevdiğin özgürlüğüne sarılıp uyuyabilirsin. Umarım ağlayacak bir omuz aradığında özgürlüğün teselli eder seni.

Uzun Ayrılık Mesajları

Aşkımız su üzerine yazılan bir masaldı, göz kirpimi kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.

Beni terk ettiğin gün, saçlarından bir tel koparıp asacağım kendimi. Beni terk ettiğin gün, kirpiklerinden birini koparıp saplayacağım kalbime.

Ölmek dünyada unutulup gitmekmiş, ölmek bir kefen giymekmiş, ölmek o soğuk o korkunç ve o kara toprağa girmekmiş… Yok, be aşkım asıl ölmek sensizlikmiş.

Bekleyiş bir özleyiş gönüldeki güzeli bir süsleyiş bin bir hisle sevmeli neden o çok sevene unut bekleme derler oysa seven ümitsiz olsa da bekler

Ay doğarken bir söğüdün arkasından, gül yüzünde sisli bir esintiyle, akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma.

Bir gece yarısı titreyerek uyanırsan bil ki resmini öptüğüm gündür, bir gün sebepsiz yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden bil ki yokluğundan öldüğüm gündür.

Sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileye alıştım, yalnız senin yokluğuna alışamadım. Artık anlıyorum hasretten, gözyaşından başka bir şey vermemişsin bana.

Sensiz geçen zaman bana zehir oldu, senin yokluğun benim sonum oldu. Güneş doğmaz, günler geçmez oldu, anladım ki bu yaşam sensiz geçmez oldu ay yüzlüm.

Bir birimize söz vermiştik, bütün ömür boyu ayrılmayacaktık, yeminler etmiştik, asla ayrılmayacaktık, ama ne oldu bir kış günü, yıldızların bakışlarında, ayrılığımızı söyledik.

Ben senin yaşadığın gizli bir macerayım, anlatılmaz bir roman, kapanmaz bir yarayım, sığındığın limanlar unutturamaz beni, ben senin yüreğinde en büyük fırtınayım!

Sen benim içimde açan bir güldün. Sönmek bilmeyen alevlenen içimde başımı her yastığa koyuşta sen varsın hayallerimde. Çünkü sen benim içimden söküp bir türlü atamadığımsın yar.

Bir çiçeğim vardı, adını aşk koydum; kopardılar, bir çiçeğim vardı, adını sevgi koydum; soldurdular, şimdi yine bir çiçeğim var, adını izdi rap koydum; ne koparan var, ne solduran.

Bak yine soldu güneş yine akşam oluyor ömrümün kadehine sensiz bir gün doluyor sen yoksun diye inan dertliğim kederliğim gelmezsen kahrolurum yıkılırım sevgilim seni çok seviyorum.

Artık günlerim günlerden uzun gecelerim gecelerden yalnız seni sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileyi gördüm hayatın her cilvesine alıştım yalnız senin yokluğuna alışamadım şimdi anlıyorum acıdan hasretten gözyaşından başka hiç bir şey vermemişsin bana yıkılan hayallerime yok olan geçmişime kaybolan geleceğime ağladım ağladım çocuklar gibi ağladım.

Seni yüreğimin derinlerine attım. Üzerine çelik kapılar kapattım. Beni öyle incittin ki seninle olan iyi hatıraları (istediğim halde) bile hatırlayamıyorum. Sen cezanı kendi kendine verdin.

Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgârın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle.

Aramıza yollar, yabancı kollar, zor yıllar girdi, ümitlerimi, saf sevinçlerimi derken seni kaybettim bir iki sözle bir kaç şarkıyı, adaletsiz yargıyı birde bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim.

Seni sevdim ne yazık ki söyleyemedim. Sen bir umuttun yüreğimde büyüttüğüm. Bazen karanlık gökyüzünde ışıldayan bir yıldız, bazen de göremediğim masum bir melektin. Ben seni senden habersiz seven biriydim.

Bir akşam yanımızda kimse olmaz ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.

Bana bir günün yirmi dört saat, bir saatin atmış dakika ve bir dakikanın atmış saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her anında birlikte olmamız dileğiyle sevgilim.

Dün gökyüzüne bir avuç yıldız fırlattım. Karanlığında aydınlığım olsun diye. Şimdi sensizliği kalbime fırlatıyorum, bıraktığım yerden dönesin diye. Vazgeçilmezim sıra sende gururu bir yere fırlat ve pişmanlığımla sızlayan şu kalbimi mükemmelliğinle donat.

Bir ses beklemek senden… Soluk beklemek. Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Hiç bu kadar uzun susmadın sevdiğim. Hiç bu kadar uzun gitmedin bilmediğim yerlere, gözlerimi götürmeden yanında!

Beni sensiz bıraktığın gün geliyor aklıma, düşünüyorum da çok acı çekmiştim, ama şu anda daha da çok çekiyorum ama biliyorum ki sen bu acıya hiçbir zaman değmedin beni hiç bir zaman sevmedin sen sevsen de sevmesen de ben seni sevdim hep de öyle kalacak.

Araya koskoca yıllar girse de kalbim seninle bu can seninle koskoca dağlar girse de araya ben seni unutmam unutamam ki ben sana kocaman bir can verdim sen bana sevgi dürüstlük verdin ben seni nasıl unuturum ki sen bana bir can bir sevgi verdin.

Unutulduğunu sandığın her dakikam seni düşünmekle geçti yokluğunda, ne kadar istesem de arayamadım, istemediğini düşünerek. Sanki anlamsız olan her şey beni buldu sensiz. Benim için mutluluğun anlamı sensin, sensiz mutluluk sensiz huzur olamaz inan.

Gidiyorsun… Umarım aldığın karar seni pişman etmez kendine. Umarım doğruya dosdoğru gidersin. Yanıldığını anladığın an geri dön. Seni buralarda bekliyor olacağım. Sadece çok gecikme. Belki yine buralar da olurum ama buralar eskisi kadar burası olur mu bilemem.

Bir gün bu köşede sessiz sedasız hıçkıra hıçkıra ağlayacağım, şu lanet kaderime sitemler edip, tanrıya son kez yalvaracağım, güzel gözlerin gelecek aklıma, solup gideceğim en güzel çağımda, sensizlik beni çağırdığında, boş sokaklara haykırdığında, artık burada olmayacağım.

Kötü diye bir şey olmasaydı, cehennem boş kalırdı. Sen beni kırmasaydın, bu can uğruna fedaydı… Seni çok seviyorum. Sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileye alıştım, yalnız senin yokluğuna alışamadım. Artık anlıyorum hasretten, gözyaşından başka bir şey vermemişsin bana.

Sevgiliye Ayrılık Mektubu

AYRILIK
Bir tanem;

Ayrılık da bir parçası mıdır aşkın? O zaman bedenler ayrılırken, bu emre asi kalbin haykırışları niye? Ayrılık sonu mudur aşkın? O zaman sonsa, daha çok bağlanmanın anlamı ne? Ayrılık mıdır aramıza giren? O zaman isyan etmenin anlamı ne? İmkansız olandır bitmeyen aşk! O zaman bu ayrılığı kabullenememenin sebebi ne?

Evet ayrılıyoruz, ama şunu bir de kalbim anlasa. Bedenim senden uzaklaştıkça, kalbim sana daha çok bağlanmasa. Sevgimin bitmesi gerekirken, o bir devin haykırışı gibi çoğalıp yankılanmasa olmaz mı birtanem?

İlk anımızı hatırlıyorum. Sevgini kazanabilmek için elimden geleni yapmıştım. Seni ilk gördüğümde bir bebek kadar mutlu ve huzurluydum. Oturduğumuz masada karşı tarafta sen, bu tarafta sevginin şaşkınlığı ile tir tir titreyen o küçük çocuk bendim. Seni ilk öptüğümde duyduğum utanç kutsallaştırmıştı her öpücüğümüzü. Tenine dokunmak bile beni öldürmeye yetecek kadar heyecan vericiydi o gün. Gülücükler eksik olmuyordu yüzümden. Dünya yok olmuştu saki, sadece sen vardın. Sen her yerde… Şimdi benden uzaktasın. Aşk görevini yaptı ve zaman doldu birtanem. Ne çabuk geçti o iki senelik saniyeler. Değil tenine dokunmak, hayaline ulaşamıyorum artık. Çırpındıkça batıyorum adeta. Hayata küstüm çünkü beni senden, seni benden çaldı. Kalpsiz bir bedenle, amaçsız, çırılçıplak ortada bıraktı beni hayat.

Ayrılan sevda yolunu takip ederken, gül bahçelerinin kokuları, kelebeklerin rehberliği eşliğinde sonsuz sevgiyi bulma yolunda, mutlu bir şekilde yürümeni dilemeyi çok isterdim…

Yorum yapın