Atilla İlhan Sözleri

Bizlere birbirinden güzel, anlamlı, etkileyici ve manalı sözleri, şiirleri bıraktığı için sonsuz teşekkürler. Atilla İlhan’ı 10 Ekim 2005 yılında kalp krizi geçirmesi sonucu hayata gözlerini yumdu. Hemen aşağıda en güzel Atilla İlhan sözleri ve Ben Sana Mecburum şiirini sizlerle paylaştık.

Atilla İlhan Sözleri

İnanmakta geç sevmekte çabuktum.

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular.

Kırarlar diye sevmekten vazgeçilmez.

Kolay diyorsun, gel bir de sen yaşa sensizliğimi.

Ben çocuklar gibi sevdim! Devler gibi acı çektim.

Bekleme yapmayın! ‘Aşk’ını alan ‘acı’ya doğru ilerlesin.

Memleket bir kurtlar sofrasına döndü mü, isyan haktır.

Ben hiç böylesini görmemiştim, vurdun kanıma girdin kabulümsün.

Atilla İlhan Sözleri
En Güzel Atilla İlhan Sözleri

Bana ait ne varsa seni korkutuyor sana ait ne varsa hiçbiri benim değil.

Oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar.

Gel sevgilim gel, benim dünyama gel, çok zaman var içimde yerini hazırladım.

Ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak, hiç doğmamayı isterdim ama bir kere doğmuşum ölmek yasak.

Sanat, toplumsal bir çabadır; toplumdan gelir, topluma döner. Fakat gelenle giden aynı şey değildir.

Gözlerin gözlerime değince Felâketim olurdu ağlardım Beni sevmiyordun bilirdim Bir sevdiğin vardı duyardım.

Hayat zamanda iz bırakmaz, bir boşluğa düşersin bir boşluktan. Birikip yeniden sıçramak için. Elde var hüzün.

Aydınlık neyin oluyor senin, gökyüzü akraban filan mı, beni bulur bulmaz gözlerin şimşek çakıyorum yalan mı?

Sana gelirken hep ellerim ceplerimde gelirdim, olur da aşkımın elleri üşümüştür. Avuçlarımda ısıtırım diyerekten.

İnsan olmanın bütün komplekslerini yenmiş, günü dipdiri yakalayan, hayatın anlamını çözmüş bir bilge insan; bir yol gösterici.

Atilla İlhan Sözleri
Atilla İlhan Sözleri

Bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam, ay ışığında deniz akordeon solosu, pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam.

Gök yarıldıkça şimşeklerden soğuk aynalarda kilitliyim tırnaklarımdaki elektrikten su gibi erir iliştiklerim kıvılcımlar uçar kirpiklerimden.

Hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan koşar gibi yürüyüşün karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün.

İkimiz iki sap buğday olsak sen benim olsan, ben senin olsam bir gece vakti aklına gelsem uykunu tutsam bırakmasam seni kucaklasam, kucaklasam.

Saatler bizim değil kitaplar bizim değil bizim değil yaşamak bizim değil hiçbir şey kendi dünyamızda yabancılar gibiyiz ya çok erken ya çok geç doğmadık mı sevgilim buna rağmen mutluluğa inanıyoruz.

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular, yağmur giyerlerdi sonbaharla bir azıcık okşasam sanki çocuktular,  bıraksam korkudan gözleri sislenir, ne kadınlar sevdim zaten yoktular, böyle bir sevmek görülmemiştir.

Resimli Atilla İlhan Sözleri

Yaşarken çektirdiler, şimdi doğumunu kutluyorlar.

Ben gidip başıma belâlar aramışım o kalıp mevlâsını bulmuş.

Hiç doğmamayı isterdim ama bir kere doğmuşum ölmek yasak.

Atilla İlhan Sözleri
Resimli Atilla İlhan Sözleri

Ben hiç böylesini görmemiştim, vurdun kanıma girdin kabulümsün.

Bana ait ne varsa seni korkutuyor Sana ait ne varsa hiçbiri benim değil.

Döndüm arkamı sana, Sen sırtımdan vurmayı seversin, yüzüm ağır gelmesin.

Oysa ben akşam olmuşum, Yapraklarım dökülüyor com usul usul. Adım sonbahar.

Hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın.

Ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak, hiç doğmamayı isterdim ama bir kere doğmuşum öImek yasak.

Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam , Aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.

Gözlerin gözlerime değince felâketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım.

Hayat zamanda iz bırakmaz, bir boşluğa düşersin bir boşluktan. Birikip yeniden sıçramak için. Elde var hüzün.

Aydınlık neyin oluyor senin, gökyüzü akraban filan mı, beni bulur bulmaz gözlerin şimşek çakıyorum yalan mı?

Atilla İlhan Sözleri
Atilla İlhan Sözleri

Sana gelirken hep ellerim ceplerimde gelirdim, olur da aşkımın elleri üşümüştür. Avuçlarımda ısıtırım diyerekten.

Bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam, ay ışığında deniz akordeon solosu, pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam.

Ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları, başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün.

İnsan olmanın bütün komplekslerini yenmiş, günü dipdiri yakalayan, hayatın anlamını çözmüş bir bilge insan; bir yol gösterici.

Kestiremedik ne yaptığımızı kim olduğumuzu sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk köy köy bucak bucak memleket memleket.

Beni de kırdılar ben artık küsüm, yağmurları yağmıyor ağaçlarıma sularından içmiyorum susadım ama beni de kırdılar soğuk bir ölüm.

Kimi zaman ellerini kırar tutkusu birkaç hayat çıkarır yaşamasından hangi kapıyı çalsa kimi zaman arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu.

Batık bir gemiymiş aşk limanında, kader bu deyip de avutma beni. Ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün dağıtır gecelerim sarışınlığını uykularımı uyusan nasıl korkarsın, hiçbir dakikamı yaşayamazsın.

Ağzımın tadı yoksa hasta gibiysem, boğazımda düğümleniyorsa lokmalar, buluttan nem kapıyorsam, inan hep güzel gözlerinin hasretindendir.

Atilla İlhan Sözleri
Atilla İlhan Sözleri

Bu yollara düşecek adam mıydı çiçek yaptırmalar parfüm filan bu sefer yakasını fena kaptırdı Sevtap başını yiyecek anlaşılan boş versene, daha ölmedik ulan.

Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o bir yerin üşüse onun sıcaklığı öbürü en içten çağrını işitmiyor alıp tutmaksa o basıp gitmekse o bakışları kıyısız deniz uzaklığı.

Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o bir yerin üşüse onun sıcaklığı öbürü en içten çağrını işitmiyor alıp tutmaksa o basıp gitmekse o bakışları kıyısız deniz uzaklığı.

Sen şimdi yanımda yepyeni bir türkü gibisin,  hiç görmediğim yıldızlar, gözlerine doğmuş bir büyüklük duygusu, dağlar gibi yüreğinde  ah biz mutluluğu böyle aranıp duracak mıyız.

Bana bir şimşek çak çok yanlış anlaşılmaktayım, hesabım yanlış bir mahkemede görülüyor içimdeki zemberek boşandı boşanacak, yaşamak mı gerek yoksa unutmak mı şaşırmaktayım.

Son umut kırılmıştır, Kaf Dağı’nın ardındaki ne selam artık ne sabah, kimseler bilmez neredeler namlı masal sevdalıları, evvel zaman içinde kalbur saman ölür, kubbelerde uğuldar bâkî çeşmelerden akar Sinan an gelir -lâ ilâhe illallah- kanunî Süleyman ölür.

Ne vakit bir yaşamak düşünsem, bu kurtlar sofrasında belki zor ayıpsız, fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yaşamak düşünsem, sus deyip adınla başlıyorum, içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin hayır başka türlü olmayacak, ben sana mecburum bilemezsin.

Atilla İlhan Eserleri

Şiir:

  • Duvar 1948,
  • Sisler Bulvarı 1954,
  • Yağmur Kaçağı 1955,
  • Ben Sana Mecburum 1960,
  • Bela Çiçeği 1962,
  • Yasak Sevişmek 1968,
  • Tutkunun Günlüğü 1973,
  • Böyle Bir Sevmek 1977,
  • Elde Var Hüzün 1982,
  • Korkunun Krallığı 1987,
  • Ayrılık Sevdaya Dahil 1993,
  • Kimi Sevsem Sensin 2002

Roman:

Sokaktaki Adam 1953,
Zenciler Birbirine Benzemez 1957,
Kurtlar Sofrası 1963,
Bıçağın Ucu 1973,
Sırtlan Payı 1974,
Yaraya Tuz Basmak 1978,
Fena Halde Leman 1980,
Dersaaddet’te Sabah Ezanları 1981,
Hacı Hanım Vay 1984,
O Karanlıkta Biz 1988,
Gazi Paşa 2005,
O Sarışın Kurt 2007
Öykü: Yengecin Kıskacı 1999

Anılar ve Acılar:

  • Hangi Sol 1970,
  • Hangi Batı 1972,
  • Hangi Seks 1976,
  • Hangi Sağ 1980,
  • Hangi Atatürk 1981,
  • Hangi Edebiyat 1993,
  • Hangi Laiklik 1995,
  • Hangi Küreselleşme 1997

Atilla İlhan sözleri yazımızın sonuna geldiniz sonuna kadar yazımızı okuduğunuz için teşekkürler. Hafızalardan silinmeyen Atilla İlhan – Ben Sana Mecburum şiirinide sizler ile paylaşmak istedik.

Ben Sana Mecburum Şiiri

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziran da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.

Atilla İlhan


Atilla İlhan Kimdir Hayatı

Atilla İlhan, 15 Haziran 1925 tarihinde İzmir’in Menemen ilçesinde dünyaya gelmiştir. 11 Ekim 2005 tarihinde ise İstanbul’da hayata gözlerini yummuştur. İlkokul ve ortaokulu İzmir de okumuştur. Atatürk Lisesi’nde öğrenim hayatına devam ettiği sıralarda Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde aykırı davranışlar sergilediği gerekçesiyle tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Danıştay kararı ile eğitimine devam etme hakkını kazandı. Ardından İstanbul’da Işık Lisesi’nde öğrenimine devam etti. İstanbul Üniversitesi’nde  Hukuk Fakültesi yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. Altı sene aralıklarla Paris’te kaldı. Ardından Türkiye’ye geldi. Farklı gazete ve dergilerde çalışarak Demokrat İzmir Genel Gazetesi Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığını yaptı.

Atilla İlhan Edebi Kişiliği

Atilla İlhan, yaşamı boyunca ikinci yeni şiirine ve garip alımına karşı bir tutum sergiledi. Maviciler ismiyle bilinen toplumcu gerçekçi şiir alımının başlamasına öncülük etti. Şiirlerinde taşkın, coşkulu ve kendisine özgü bir duyarlılık kullanarak yeni bir ses düzeni ortaya attı. Yağmur Kaçağı ve Ben Sana Mecburum gibi şiirleriyle genç şairlere öncülük etti. Elde Var Hüzün ve Yasak Sevişmek kitaplarındaki şiirlerinde divan şiirleri ve şarkıların etkisinden de yararlandı.

Atilla İlhan, ilk romanları olan Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez’den sonraki romanlarında tarihsel konulara daha fazla ağırlık vermeye çalıştı. Bu gibi romanlarında öz Türkçe akımına karşı bir tutum sergilemiştir.

Yorum yapın