Ahmet Batman Sözleri

Kendisini mütevazı bir şekilde tanıtan Ahmet Batman ben yazar değilim sadece yazıyorum demiştir. En icten söylenmiş aşk sözleri ve bi kahve içer miyiz kitap alıntıları sayfamızda detaylı bir şekilde derlendi.

Ahmet Batman Sözleri Kısa

Herkesin acısı kendine.

Özlediğim kadarsın.

Yolumuz keşissin istiyorum.

Ne zaman unuttun sevmeyi beni?
Kaç aşk geçti üzerimizden…
Sevdin mi beni benden sonra yoksa
Kandırdın mı kendini?

Bir şeyin asıl değerini kaybettiğinde anlarsın.
Dünyanın en salak insanı olsan yine anlarsın.
Kaybetmek de öyle bir şey.

Sen gitmek nedir bilirmisin çocuk?
Belki de bilirsin. Hiç gittin mi sen? Hiç gittiler mi senden?
Ve içinden geldiği gibi yazabildin mi?
Offf diyerek herşeye boşver diyebildin mi?
Hayatında binlercesi varken, o birine takılıp kaldın mı sen hiç ?

Özlemedim, gözüme fotoğrafın kaçtı.

Zaten bu benimki sevda değil, sensizlik.

Ahmet Batman Sözleri

Bazen cuma günü kadar seversin birini.

Sen de çok güzeldin en yarım halinle bile.

Hiç gittin mi sen ? Hiç gittiler mi senden ?

Bana cümleler bırak, okudukça sen olayım.

Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır.

Gitmen gerektiğini hissettiğinde, sakın kalma.

Üç günlük dünyada dört günlük hesap yapılmaz.

Herkesin bir hayali var.Benimki artık sen değilsin.

Dün gece uyumadım seni sevdim, haberin yoktu.

Yanımda bulamadığım, hayatıma katamadığımsın.

Ahmet Batman Sözleri

Seni bana getirmeyen yolların da bir bildiği vardır.

Bir çay doldur… Bir kitap seç. Ve dünyayı sessize al.

İçinde biri varken başkasında kendini göremezsin.

Herkesin bir hayali var. Benimki artık sen değilsin.

Yazmak konuşmaktan iyidir, düşünecek fırsatın oluyor.

Hayat; hayatınızdan tam olarak çıkanların bıraktığı izlerden ibaret
aslında ve herkes bilir ki acı olmadan insan büyümez.
Özlüyorsan ve hala ölmediysen, ölmediyse, ara yani ölmezsin.

Ben sana ‘Gel bana kahve ol’ dedim.Daha nasıl seveyim?

Sana hoşça kal diyemem.Benimle kalda nasıl kalırsan kal.

Hayatında binlercesi varken birine takılıp kaldın mı sen hiç?

Kaldırımlar, yalnız insanlar için vazgeçilmez bir dost olabilir.

Ahmet Batman Sözleri

Hiçbir yağmur dindiremez susuzluğumu, ben sana susuyorum.

+Hayaller gerçek olur bir gün, ben buna inanıyorum.   -Ben de.

Alnınız diyorum küçük hanım en çok benim dudaklarıma yakışır.

Kaldırımlar, yalnız insanlar için vazgeçilmez bir dost olabilir.

Bu kahrolası hayatta herkesin bir hayali var.Benimki de sensin işte.

Elbette yalnızlık bizim en güçlü silahımız, içinde kurşunu olmayan.

Gökyüzü herkese mavi ama herkes bakamıyor işte o gökyüzüne.

Seni seviyorum demek büyük risk. Bazen tüm hayatının içine eder.

Benim bir mucizeye ihtiyacım vardı ve hayat karşıma seni çıkardı.

Gökyüzü herkese mavi ama herkes bakamıyor işte o gökyüzüne.

Ahmet Batman Sözleri

Alnınız diyorum küçük hanım en çok benim dudaklarıma yakışır.

Hani bazen olmayacağını bile bile seversin ya..İşte o kötü bir şey.

Saçına takamadığım papatyaların falları “Seviyor” çıksa ne yazar.

Bu kahrolası hayatta herkesin bir hayali var. Benimki de sensin işte.

Belki de gerçek ayrılık, bir daha hiçbir yerde yüzünü görememektir.

Çünkü seni hatırlatan şeyleri görmek, seni görememekten daha acı.

Bir kıza üzerinde ne var değilde , kalbinde ne var diye sormak lazım.

Bir fotoğraf karesinde unutulmalıydık. İşte hep o zaman mutlu kalırdık.

Kısacası senin dönecek yüzün olsa bile benim seni koyacak bir yerim yok.

Hepimizin bir limanı var, hem demir atmak istediğimiz, hem demir almak.

Karşındaki seni çözene kadar varsın, çözüldükten sonrası hep bir sıradanlık.

Yediğim kazıkları toplamayı düşünüyorum. En azından matematiğim gelişir.

O sıradan kurulan cümleler gibi değil.Ben seni, başka bir alfabeyle seviyorum.

Karşındaki seni çözene kadar varsın, çözüldükten sonrası hep bir sıradanlık.

Yediğim kazıkları toplamayı düşünüyorum. En azından matematiğim gelişir.

Bir insanı neye inandırırsanız ona inanır ve iyi olan her şeye inanmak kolaydır.

Geç kalma huzurum, bekleyenin var.Geç kalma huzuru getirenim, özleyenin var.

Bir şeyin güzel olması için doğru olması gerekmez. Bazı yanlışlarda güzeldir.

Çay bardağında bırakılan dudak payı mesafesi kadar yakın olmak ama üşümek.

Tekrar tekrar dinlediğim şarkılar gibisin. Bazen üst üste yüz kere seviyorum seni.

Elma dersem çık, armut dersem çıkma diye öğrettiler bize…Benimle elma lütfen.

Bir erkek bir kız kadar kusursuz sevemez, çünkü içindeki öküzlük ve açlık hiç bitmez.

Vapur denize, martılar gökyüzüne, güneş gülüşüne ve sen en çok benim yanıma yakışırsın.

Ve gitmem demişti. Saflıktan değil sevmekten inanıyorsun ve gideceğini bile bile seviyorsun.

Belki de kaybettiklerine üzülmek için ayıracağın zamanı kazanabileceklerin için harcamalısın.

Sahiplenmek diye bir şey var. Başkalarından kıskanmak, hatırlayamamak sırf unutamadığından.

Sabah uykusu kadar sevebileceği biri lazım insana. Sen gibi, senin gibi, biraz da sana benzeyen.

Boş vaktin olursa bırak kitap okumayı, müzik dinlemeyi Az biraz beni özle sonra ne halin varsa gör.

Senin mavi ojelerin var benimse sana olan sevgimi sığdıramadığım gökyüzüm. Hangimiz daha havalı?

Başkalarına beddua etmek için harcadığın zamanı, kendi haline şükretmek için dua ederek harcamalısın.

Sadece aşık olduğun insanla kahve iç. Onu izlerken kahven soğusun, soğuk kahveyi sırf onun yüzünden sev.

Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır. İşte bu haberimiz olmadığı halde dünyanın en güzel karşılaşması olabilir.

Eski sevgiliyi çok özleyip, içinden mesaj atma isteği geldiğinde devreye giren otomatik fren sistemine “gurur” denir.

Ne zaman unuttun sevmeyi beni? Kaç aşk geçti üzerimizden. Sevdin mi beni benden sonra yoksa, kandırdın mı kendini?

Kaybetmekten değil, ona zarar geleceğinden korkar. Gerçekten sevmek budur işte. İstediği yerde olsun, sadece iyi olsun.

Hayat sevebildiğin kadar. Aldığın nefes onu başkasıyla paylaşabildiğin kadar. Sen kendine birini katabildiğin kadarsın.

Doğum tarihimle ölüm tarihimin arasındaki kısa çizgiye bir aşk sığdırabilirsem ne ala. Geri kalan her şey başkalarının olsun.

Şimdi ben seninle yürüdüğüm yolları başkasıyla yürüyemiyorsam, bu o yolları unuttuğum için değil seni unutamadığım içindir.

Bir yer olmalı insanların birbiriyle konuşmadığı, kitap okuyup kahve yudumladığı, etrafındakilerin dilini bilmediği ve olduğu.

Çeyrek altın da aldı başını gidiyor. Çok özeniyorum şu çeyrek altına. Onun gibi olamıyorum bir türlü, alıp başımı gidemiyorum.

Uyandım yoktun çünkü biz başka şehirler için yaratılmıştık. Başka ülkeler için, başka insanlar için, başka kahvaltı sofraları için.

Bazen düşünüyorum da, hiç kendim için yaşamamışım ben. Kimse kırılmasın derken kendim paramparça olmuşum da haberim olmamış.

Açık sözlü olduğunuzda kaybettiğiniz her şey, aslında kazandığınız bir değerdir ve çoğu insan değersizliği seçtiğinden açık sözlü olamaz.

Bazen ağlıyor senin için, kıyamıyorsun, ait değilsin ona ama seviyorsun, sevmek bir bakıma aitlik oluyor işte, kendine bile ait değilken.

Tam buldum derken kaybedersin.Belki de sırf bu yüzden günlük yaşamak lazım, çok fazla hayal kurmadan, çok fazla peşine düşmeden.

Bugün seni seviyorum, yarın da bir neden bulur severim. Daha sonra seni yeniden keşfeder yeniden severim. benim senden başka işim yok ki.

Etrafınızda kimse yoksa yalnız olduğunuzu hissedebilirsiniz ama etrafınızda çok alıştığınız biri yoksa eğer, bunun adı yalnızlık değil, onsuzluk oluyor.

Eğer bu kadar mecbursan gitmeye, git ve bana ayrılıktan bahsetme. Sen beni bir hoşça kal lafına sığdırabilirsin ama ben seni sığdıramadım hiçbir yere.

İnsanın kalbi söz dinlemez ve karşısındaki acı verse de sever. Zaman zaman vazgeçmek istersin ama yapamazsın. Alışmışsındır bir kere acı çekmelere.

Aşk, adını koyamadığın duyguları sana yaşatan insana aptal aptal bakmaktır. Yüzünün her kıvrımını ezberlemek ve onu bir cumartesi akşamı gibi sevmektir.

Sonra bir kahve iç ama herkesle kahve içilmez unutma. Sadece aşık olduğun insanla iç. Onu izlerken kahven soğusun, soğuk kahveyi sırf onun yüzünden sev.

Ne zaman karşıma çıkarsın, hangi şarkıda ilk dansımızı ederiz hiçbir fikrim yok. Ayrıntılara takılmaya gerek yok belki de… Hikâyeme katıldığın gün sarılır konuşuruz bunları.

Elbette yalnızlık bizim en güçlü silahımız, içinde kurşunu olmayan. Yalnız olmanın en güzel yanı da terk edecek kimsen olmaması. Çok mu şanslıyız neyiz bilemedim…

Çok büyük acılar var ve hepsi anlık. Acı zaman geçtikçe azalan bir şey ama bunun zamanla bir ilgisi yok. Kalp inanıyor, hafıza kabul ediyor. Gitti diyorsun kendine ve inanıyorsun.

Bazen Ajda Pekkan dinlersin, bazen İbrahim Tatlıses. Ben hayatımda hiç türkü dinlemedim diyen kızlar var. “İyi bok yedin bebeğim!” Zaten senin anan da; “Call me maybe” ile büyüdü…

Ve sen benim yerime birini koymayı denedin, oldu ya da olmadı ama denedin.Kimse kimsenin boşluğuna ‘cuk’ diye oturmaz.Ya geniş gelir ya dar.Masum değiliz, sadece gülüşlerimiz güzel.

Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyordum. Sevgili desem değil aşık desem değil.Bildiğin rastlantıydık işte ondan öteye gidemedik.

Bugün çay içelim dediğimde poşet çay, çorba içelim dediğimde hazır çorba yapan kadın, yarın çocuk istediğimde yuvadan alalım diyebilirdi. Hazırcı hale gelmişti ilişkiler ve ben bu hazırcılığa hazır değildim.

Bazen aşırı mutlu olur insan bazen nedensiz bir mutsuzluk çöker içine. Yarın varsa umut var demektir. Umut varsa insan hala hayatta demektir. Son olarak belki haberin yok ama Eylül bitiyor ve sen hala çıkıp geleceksin

Çoğumuz susarız, susmak vazgeçmektir ve vazgeçmek aslında her şeyi başlamadan bitirmek. Hayatın boyunca sarılacağın birine hiç sarılmadan ölmek demek. Hep aklında kalan soru işaretleri ve tercihlerinin değişmesi demek…

İnsan ne istediğini iyi bilmeli. Ben yalnızlığı seviyorum mesela. Yalnızlık iyidir, bir kere trip atmıyor. Mesaj atıp cevap beklemiyor. Bugün ne yaptın? diye sormuyor. Eksileri de var tabi.Kimse yalnızlığa sarılamaz.

Hoşlandığın kadına papatyalar vermelisin hatta vermesen de olur “şu topraklarda bir yerlerde senin için yaşayan papatyalar var” desen yeter. İşte o papatyalar nasıl yerinde güzelse sende benim yanımda öyle güzelsin. Bizi koparmasınlar.

Yorum yapın